-
2
Ara"Gök aslında uçan bir gemi!"
-
21
Kas -
29
Ek“Cumhuriyet sokakta kurulma ki sokakta kaldırılmaya çalışılıyor.” Nice 89 yıllara, izindeyiz Atam!
-
2
EkBüyük Kaptan ALex De Souza
Biraz sonra uçağa bineceğim. O dakikadan sonra, Brezilya size uzak, Türkiye bana yakın olacak. Evet, birazdan peronda yavaş adımlarla yürüyeceğim. Önce arkama bakmak istemeyeceğim, gözlerimle savaşacağım. Çok kısa sürecek. İlk adımda yenileceğim. Başımı arkaya çevirdiğimde milyonları görmek, milyonlarca sevgiyi bırakıp gitmek zor olacak, olmalı.
Dianne’ya sesleneceğim çok kısık sesle. ‘Bak diyece
ğim, bak neleri bırakıyoruz…’ Dianne’a gülümseyecek bana. Sıcak bir öpücük kondurabilir o anda, belki hiçbir şey yapmaz. Öylece beklerim ben yine. Bu aşkı ona söylemezsem, buradan nasıl giderim. Sonra kızlarımı kucağıma alacağım, bavulumu bırakıp. Onlar ağlayacaklar. Seviyorlarsa babamı bu kadar, neden gidiyoruz? diyecekler… Susacağız eşimle. Cevap veremeyeceğiz. Kızacağız kendimize. Bir el yükselecek başımdan yukarı. Hüzün kokacak baştan sona. O el hiç inmek istemeyecek. Hep veda sürsün, gitmek anlamını yitirsin ve unutalım bu terkedişi dileyecek. Arkam
ı o bayrağa dönmek olacak en zoru. Eli yere indirdiğimde, hızlıca hareket etmeliyim. Birkaç saniye daha beklersem, önce kızlarımı salacağım geriye. Sonra biz yürüyeceğiz Fenerbahçe’ye… İçimden sayacağım tek tek. Ve o an da ayaklarımı çok şık bir hareketle uçağa doğru çevireceğim. Dayanamacağım. Çökmek isteyecek dizlerim. Karıma tutunacağım, kızlarıma dua edeceğim…
Arkadaki şarkıları bırakmak en zoru, en acı vereni bu olacak. Duymak isteyip, bekleyemeyeceğim mesela. Her haftasonu sevemeyeceğim tekrardan. Şükrü Saraçoğlunda gol sevinci yaşamaktan öte, bir taraftarı dünyanın en mutlu insanı yapamayacağım… Üzülüyorum. Kapılar açılacak birazdan. Beklemekte fayda var az daha.
Birkaç sene kaldı bu sahneyi yaşatmaya size. Duygularımı tahmin edemezsin büyük Fenerbahçe taraftarı. Sizden ayrılmayı düşünmek, aile fertlerinden birini kaybetmek gibi olacak, olmalı. Ama daha var, o şık hareketi yapmaya daha süre, o ellerin kaldıracağı kupalar var.
-
8462
26
Şub
(Kaynak: spontaneous-feelings, e-z gönderdi)
-
137
15
Şub
Jhonny ♥
(julia-richardson-deactivated201 gönderdi)
-
30
15
Şub
Bu adam fazlasıyla hoş
(Kaynak: segel-sudeikis)
-
1
14
ŞubBir şeyler yazmalı. Patlayacak bu beyin.
Yalnızım diye bağırmak ne çok moda olmuş şu zamanda!
Çevreme bir bakıyorum da herkes mi şikayetçi olur yalnızlığından. Oysa ki ne de güzeldir yalnız olmak. Etrafında sevgini paylaşabileceğin bir sürü insan varken bu yakarış niye. Anlamıyorum!
Bir öpüşme, bir sevişme mi yalnızlığa çare, tutacak bir el mi?
İçten bir sohbet yetmez mi ki mutlu olmaya?
Sevdiğin, değer verdiğin insanlarla bir şeyler paylaşıp mutlu olamaz mısınız?
Bu acıtasyon abartılı geliyor bana. Her şey zamanında olmalı, kıymet bilmeli insanım.
Yalnızlığının tadını çıkarmalı, nefes aldıkça keyif almalı.
Bir şeyler konuşmak istediğim ama bir türlü konuşamadığım, çok fikrim var paylaşamadığım. O kadar çok insan var ki her şeyin altında bir anlam arayan.
Hep bir yanlış anlaşılma düşüncesi sarmış beni. Biraz ilgi göstersem yanlış anlaşılacakmışım hissi.
Halinizi , hatırınızı soramaz oldum, bu kız beni seviyor diye düşünülmesinden korkar oldum.
Bu yüzden bir çok insanla konuşmam ben.
O kadar takmışlar ki yalnızlıklarına ya da o kadar düşünüyorlar ki birisine aşık olmayı, korkuyorum.
Oysa o kadar basit değil ki aşk denilen o kutsal his.
Birisi çıksa karşıma da aşık olsam modu o kadar sahte geliyor ki bana. İticisiniz!
Karşı cins mi ki mutlu olmamıza tek neden? Sanmam!
Hele ki hem cinslerimi anlamakta çok güçlük çekiyorum. Karşılarına çıkan ilk erkeğe aşık olma modunda yaşıyorlar. Üzülüyorum. Anlatıyorum ama anlaşılamıyorum.
Sevgililer günü her gün gibi oysa ki.
Ben çok yaşadım sevdiğim insanla sevgililer gününü. O kadar severdim ki sanki onunla geçirdiğim her hangi bir günmüş gibi görürdüm 14 Şubat’ı. Seven insan için tek bir gün anlamlı olmamalı zaten.
Bugünü özel kılmaya çalışmak neden?
Bu sevgililer gününde yalnızım lanet olsun modunda yaşamak nasıl bir his?
Sevgilisi olanlara ödül verilmiyor ya da ikramiye falan dağıtılmıyor. Her gününü mutlu yaşayamayan çiftler için uydurulmuş bir gün alt tarafı. Hediye almak adetten olmuş özellikle sevgisinin değerini bilemeyen erkekler için takvime kazınmış bir gün sadece. Bir kaç şey okudum da gülümsedim sadece ve acıdım bir çok insanın haline, triplerine. Yapmayın bunu kendinize. Çokta meraklı değilsiniz aşka.
Aşk bu ya karşı cins olmamalı tek nedeni.
Çok yoğun duygularınız var madem aşık olun hadi…
Doğaya aşık olun, güneşin batışına-doğuşuna, bir bebeğin ağlamasına, kuşların uçuşlarına, yeni doğan güne, göz kırparmış gibi yanıp sönen yıldızlara ve tüm bunları mümkün kılan o Yüce Tanrı’ya.
Basitleştirmeyin aşkı kendinize farklı bir kadraj bulun. Ben sizler adına üzülmek istemiyorum.
14 Şubat’ta sevgilinizin olması hiç bir şey ifade etmez her gününüzü sevgililer günüymüş gibi yaşamak anlamlı kılar hayatınızı.
Kendinize ve yalnızlığınıza saygı duymanız ve yalnızlığınızın tadını çıkarmanız dileğiyle çok değer verdiğiniz sevgililer gününüz sizin olsun.
Tuğba Yılmazarslan -
6
Şub
Şu an okumakta olduğum kitaptan bir alıntı..
“Nedir ki benim merhametim? İnsanoğlunu sevenin üzerine çivilendiği çarmıh değil midir merhamet? Lakin benim merhametim Çarmıha germe değildir.”
Hiç böyle konuştunuz mu sizler? Böyle haykırdınız mı hiç? Ah, bir duysaydım böyle haykırdığınızı sizlerin!
Günahınız değil, kanaatkarlığınızdır haykıran göklere, günah işlemekre bile gösterdiğiniz cimriliğinizdir göklere haykıran! -
25
Oc
-
Kilolu olursun öküz gibi yiyordur derler.Sarışın seksi ve güzel olursun, kesin veriyor lan...
-
-
bir gitar 5 kişi
-
pavlo danilevych
